ANA TANRIÇA’YA YOLCULUK

ANA TANRIÇA’YA YOLCULUK

Dünyanın çatısı, Everest dağı anakampı trekking rotası

 

Chomolungma, yani “Ana Tanrıça”, 8848 metre yüksekliği ile dünyanın zirvesi Everest dağının Tibet dilindeki karşılığıdır. Kuzeyinde Çin, güneyinde Hindistan bulunan güney Asya’lı Nepal’de ise sanskritçe ismi ile “Sagarmatha” yani gökyüzünün başı-alnı olarak bilinir. Uzun yıllar rehberlik yaptığım Nepal Himalayaları ve Kathmandu’da herşey ona dair ve ona doğrudur.

 

Khumbu vadisinin sonu, tanrıçaların tanrıçası bu devasa kütle, yüzyıllardır 5800 metre yüksekliğindeki Nangpa La geçidini aşarak Tibet tarafından Nepal’e geçen, saçları örgülü, çekik gözlü Tibet’li tüccarlar ve sürgüne giden rahipler için olduğu kadar, vadide yaşayan Sherpa halkı için de kutsaldır.

 

Bu yazımda, Asya kıtası için trekking, doğa, macera ve kültür turizminin de başkenti sayılan Kathmandu’dan, Lukla’ya ve oradan Everest ana kampına gidiş-dönüş 16-18 gün süren 128 km’lik trekking rotasını anlatacağım. Her yıl ortalama 30.000 kişinin yürüdüğü bu muhteşem trekking rotası, insana kendisini dinleme fırsatı verdiği kadar, Budizm ve Hinduizm’in mistik ritüelleri ile yaşayan dağ insanlarının hayatına dair fotoğraflar ve sıradışı bir otantik deneyim sunuyor.

 

Klasik Everest anakampı trekking macerası, tahmin edeceğiniz üzere Nepal’in başkenti Kathmandu’da başlıyor. İstanbul’dan en az 3 havayolu Kathmandu’ya aktarmalı olarak uçuyor. Tribhuvan havalimanına vardığınız andan itibaren, kişibaşına düşen milli gelirin 300 doların altında olduğunu hemen farkedeceksiniz, zira elinizdeki valizleri taşımak için çok sayıda insan sizi bekliyor olacaktır.

 

29 milyon nüfusa sahip olan ve %80’i Hindu olan eski Nepal Krallığı, 28 Mayıs 2008’te yıkılarak şimdiki Federal Demokratik Nepal Cumhuriyeti kurulmuştur. Başkent olan Kathmandu, resmi verilere göre 1, daha realist tahminlere göre ise 1.5 milyon nüfusa sahiptir. 1400 metre yüksekliğinde konumlanmış olan şehrin tarihi 2000 yıl öncesine kadar uzanıyor. Çok sayıda Budizm ve Hindu tapınağına ev sahipliği yapan Kathmandu, kardeş şehirleri Patan ve Bhaktapur ile beraber sahip olduğu 130 tarihi ve kültürel mirası ile Unesco Dünya Mirası listesinde bulunmaktadır. Everest anakampı trekking turumuzdan sonra bu bölgede kapsamlı bir kültür gezisi yapmayacağınız düşünülemez bile.

 

Kathmandu, Nepal’in ünlü turizm destinasyonları olan Himalayalar, Pokhara, Chitwan Milli Parkı gibi bölgelere ulaşım için de bir çıkış kapısı olduğu kadar, aynı zamanda geri dönen turistlerin buluşma ve deneyimlerini paylaşma noktasıdır. Nedendir bilmiyorum ancak, Kathmandu’da belki de dünyanın hiçbir turistik noktasında olmadığı kadar insanlar birbirlerine tamamladıkları rotaları sorup, yaşadıkları deneyimleri paylaşmaktadır. Bu durum şehirdeki meşhur buluşma noktaları olan mekanların duvarlarına asılan t-shirtler, atılan imzalar ve çizilen karikatürlere dahi yansımıştır.

 

Everest bölgesi diye de bilinen ve kuzeydoğu Nepal’de bulunan Khumbu vadisi, doğunun insanları manasına gelen “Sherpa” halkının yurdudur. 3300 metre yükseklikten başlayan vadinin Everest’in zirvesi ile bittiğini söylemek pek de yanlış olmaz. Bölgeye ulaşım, Kathmandu’dan kalkan 12-15 kişilik pervaneli uçakların, dünyanın en riskli havalimanları listesinin bir numarasında bulunan ve yokuş yukarı iniş pisti ile meşhur Lukla’ya uçuşu ile sağlanıyor. Maceraya hızlı giriş diye buna diyoruz…

 

Lukla’ya inişi takiben, arka arkaya inen uçaklardan alınan eşyalar, organizasyon yapan yerel şirketler tarafından ayarlanan Yak yani Tibet Öküzlerine yüklenir. Aslında üzülerek söylemeliyim ki bu yükler daha çok başlarına bağlı iplerden destek alarak sırtlarında taşıyan hamallar tarafından taşınmaktadır. Yükler dağıtıldıktan sonra genelde daha hızlı olan hamallar önde, birleşmiş milletler diye kabul edebileceğimiz bir yürüyüşçü profili ise arkada, şaşkınlıkla fotoğraflar çekerek ve sıkça durarak ilk durak olan Pakhding’e doğru yola çıkar. Dudh Koshi nehrini takiben yeşillikler arasında geçen bu ilk günkü trekking rotası, yaklaşık 4-5 saat sürmektedir. Konaklamalar, rotanın devamında da olduğu gibi yerel halkın evlerinde ve “tea house” veya “lodge” diye bilinen turistik barakalarda olmaktadır. Çoğunda size ahşap bir yatak, bir şilte ve battaniye vermektedirler ancak siz zaten kendi uyku tulumunuz ile hazırsınızdır.

 

Ertesi gün Sagarmatha Milli Parkı girişinde kayıtlar yapıldıktan sonra, kimilerine göre Sherpa pazarı, kimilerine göre ise son medeniyet noktası olan Namche Bazaar’a (3440 metre) yola çıkılır. Monjo ve Jorsale köylerinden birinde alacağınız öğle yemeğinden sonra Namche’ye girmeden önce amatörleri bayağı zorlayıcı olan orman patikasından yukarı 2 saatlik bir ekstra yürüyüşü tamamlamanız gerekecek. Toplam 5-6 saat sürecek bugünün büyük ödülü, Namche’ye yaklaşırken ormanda ağaçların arasındaki bir boşluktan, aralarında onlarca kilometre uzakta bulunan Everest’in de bulunduğu dağ manzarası ile ilk karşılaşma olacaktır.

 

Namche’nin girişindeki kapıda dua tekerleklerini çevirerek içinizden “On Mani Padme Hum” mantrasını söyleyebilirsiniz. Merak etmeyin, Kathmandu’nun meşhur turistik caddelerinden Thamel’deki sıkça duyup ezberleyeceksiniz.

Eğer şanslıysanız ve Namche’de kaldığınız günlerde Tibet’li tüccarların kurduğu pazara denk gelirseniz sizin için sıradışı bir deneyim olacaktır. Namche’de çoğu taklit olan her çeşit dağcılık malzemesini bulabileceğiniz onlarca mağaza, internet kafe ve hatta barlar dahi mevcut.

 

Sonraki gün genelde Namche’de ikinci kez kalınır. Bundaki amaç yüksekliğe uyum ve kandaki oksijen taşıma kapasitesini artırmaktır. Boş geçirmemek için tabi ki Everest ile ilk gerçek karşılaşma olan Khumjung’daki Everest View Hotel’in terasına 2 saatlik bir yürüyüş yapılır. Öğleden sonra Namche’de bulunan Sherpa müzesini gezmek de yerel kültürü anlamak açısından son derece keyifli olacaktır. Özellikle rehberlik için Everest’e defalarca tırmanmış ve yine o ana tanrıça’nın kucağında hayatını kaybetmiş kadın sherpaların olduğu bölüm beni hep çok etkilemiştir.

 

Bir sonraki gün dünyanın en yüksek budist manastırlarından biri olan Tengboche manastırına doğru yola çıkılmaktadır. Yaklaşık 5-6 saat süren bu trekking rotası, önce Everest, Lhotse ve Ama Damblam dağlarının manzarası eşliğinde uzun bir iniş, alınacak öğle yemeğinden sonra ise ormanlık bir patikadan çıkış ile devam etmektedir. Manastırda öğleden sonra saat 3 gibi başlayacak ayine katılmak belki de ömrünüz boyunca bir daha yaşayamayacağınız bir deneyim olacaktır. Gece, artık soğuk kendini iyiden iyiye hissetirecektir. Uyku tulumunuzun kalitesine göre üzerinize battaniyeyi de örtmeyi düşünebilirsiniz.

 

Dingboche, 4350 metre yüksekliği ile vadideki önemli yol ayrımlarından biri ve yüksek bir düzlükte bulunmaktadır. Tengboche manastırından orman patikasını takip ederek ineceğiniz Pangboche’den sonra ulaşacağınız bu köy, 6812 metre yüksekliği ve muhteşem görüntüsü ile Ama Damblam’ın tam karşısında durmaktadır. Öğleden sonra yorgun ayaklarınızı uzatarak sıcak bir çay eşliğinde bu manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

 

Bazı gruplar Dingboche’de iki gün kaldıktan sonra direkt olarak, bazılar ise ertesi gün Periche’de konakladıktan sonra 4940 metre yüksekliğindeki Lobuche’ye yürümektedir. Adını 6119 metre yüksekliğindeki Lobuche dağından alan bu küçük yerleşim yeri, sondan bir önceki konaklama bölgeniz. Artık yüksekliğin olası olumsuz etkilerine karşı daha çok sıvı tüketmeli ve daha iyi uyumaya çalışmalısınız. Yüksekliğe uyum için, uyumakta ne kadar zorluk çekerseniz çekin, erken yatıp bedeninizi dinlendirmek giderek daha fazla önem kazanacaktır.

 

Şimdi sıra Gorakshep, yani konaklayacağınız en yüksek nokta. 5160 metre yüksekliği ile Ağrı dağının zirvesine eş bir irtida geceyi geçirmek, başlıbaşına büyük bir deneyim. Ama ondan önce Ana Tanrıça Everest dağının tam karşısında, Gorakshep’in hemen üzerinde yer alan ve 5545 metre yüksekliği ile Everest’in en güzel fotoğraflarının çekildiği Kala patar’a tırmanmalısınız. Teknik olarak son derece kolay ancak yükseklik dolayısı ile hareketlerinizi oldukça yavaşlatacak bir trekking ile bu muhteşem manzarayı sayısız kez fotoğraflayacağınıza eminim. Bu uzun ve yorucu günün gecesinde iyi uyumak durumundasınız zira ertesi gün Everest ana kampına gitmek için son yükselişiniz.

 

Hava şartları iyi olduğu takdirde ertesi gün Everest anakampına doğru yola çıkıyorsunuz. Çoğu kişi için Kala Patar bu rotanın son noktasıdır. Hem daha yükseğe çıkmış olmanın verdiği haz, hem de yorgunluk, onları anakampa gitmekten alıkoyar. Bence hareket bereketttir ve bunun için yola devam etmelisiniz.

 

Khumbu buzulunun hemen altında kurulu olan 5400 metre yüksekliğindeki kamp alanında dağcı gruplar var ise, zaten büyük ödülü aldınız demektir. Everest anakampından sonra geceyi geçirmek için Lobuche’ye ve sonraki günlerde geldiğiniz rotadan sırası ile Dingboche, Tengboche, Namche Bazaar ve Pakhding üzerinden Lukla’ya dönülüyor. Programınızda sarkma yok ise ve hava şartlarından dolayı şanslıysanız hemen o gün veya ertesi gün Kathmandu’ya uçabilirsiniz.

 

Kathmandu’ya vardığınızda, eğer Nepal’de bir trekking rotasına ilk gidişiniz ise, dünya’da hiçbir kirli ve kaotik şehiri bu kadar sevemeyeceğinizin garantisini verebilirim. Belki de gidiş dönüş 128km’lik bir Himalaya yürüyüşünün yorgunluk psikolojisi olarak hissedilmiş bir duygu da olabilir bu. Belki de kalbiniz hala Khumbu vadisinde kalmıştır..

 

Bu rota planlanırken dağcılar ve gezginler genelde olası değişiklikler ve Lukla uçuşlarında sıkça yaşanan hava muhalafeti nedeni ile kendilerine iki veya üç gün fazladan ayırırlar. Muhtemelen sizin de Kathmandu’yu gezmek için fazladan bir veya iki gününüz olacaktır.

 

Bence ideal bir Kathmandu gezisi için mutlaka Kathmandu’nun 14 km uzağında dinin, ortaçağ sanatı ve mimarisinin merkezi konumundaki Bhaktapur’u görmelisiniz.

Sekizgen biçimli Budist ‘pagoda’ ve dağın zirvesine benzediği için ‘shikhara’ ismi verilen Hint Tapınaklarının buluşma noktası olan Bhaktapur Durbar Meydanı’nı, buradaki Aslan Kapısı’nı (The Lion Gate), Altın Kapı’yı (The Golden Gate), 55 Pencereli Saray’ı, Sanat Galerilerini ve Kral Bhupatindra Malla Heykeli’ni görmelisiniz. Emin olun çok gizemli ve mistik bir dünyanın içine çekileceksiniz.

 

İkinci önemli ziyaret noktanız, sarayların, sanatsal avluların ve göz kamaştıran ‘pagoda’ tapınakların, dolayısı ile dini ve sosyal hayatın merkezi konumunda bulunan Patan Durbar Meydanı olmalı. Yine üçlüyü tamamlayan ve Kantipur olarak da bilinen, avluları, sarayları ve tapınaklarıyla 12. ve 18. yüzyıllar arası döneme sizi geri götürecek olan Kathmandu Durbar Meydanı.

 

Hinduizm tanrısı Şiva’nın tapınağı olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Pashupatinath Tapınağı’nı muhakkak gezmelisiniz. Gittiğinizde çok sayıda cenaze yakma merasimi ve farklı ritülller göreceksiniz. Eminim ki insanlar, koku, duman ve çok özel mimarisi kafanızı karıştıracak.

 

Aynı güne sığdıramayabilirsiniz ama 2000 yıllık kutsal Budist Tapınağı Swayambhu (Maymun Tapınağı), ve Nepal’in en büyük ‘stupa’sı olan Bouddnath ‘Stupa’sı yine çok özel görülmesi gerekenler listesinde.

 

Yukarıdaki olmazsa olmazlara alternatif olarak, Kathmandu’ya 12 km uzaktaki bir başka Hint tanrısı Bishnu’ya adanan Changu Narayan Tapınağı, 7. Yüzyılda bulunan Khokana ve Hindularla Budistlerin taptığı yağmur ve merhamet tanrısı Matchyendranath ve daha bir çok tanrıya ev sahipliği yapan Bugmanti Köyü, modern Nepal hayatından izole şekilde yaşayan Lichchhavi halkıyla tanışma, güzel manzaralar eşliğinde yapacağınız bir saatlik sürüş sonrasında, panaromik dağ manzarası eşliğinde gün batımını izleyebileceğiniz Nagarkot, muhteşem deneyimlerle geçen bu trekkin turunun kültürel boyutunu tamamlayacaktır.

 

Eğer 3 gün ve üzeri bir ekstra süre ayırdıysanız, o zaman Nepal’in ilk milli parkı ve doğası ile ünlü Chitwan’da fil safari yapabilir, orman yürüyüşü esnasında Leopar, Timsah, Asya Gergedanı gibi havyanları görebilirsiniz. Yine bir başka şehir dışı alternatif, Pokhara olacaktır. Belgesellere konu olmuş Phewa gölü, Seti gölü vadisi, Begnas & Rupa Gölü ile yerel köyler ve Gurkha Savaşçıları’na adanan Gurkha Müzesi görmeniz gereken yerler.

 

Bu rota, bence turistik hizmetler ve temizlik anlamında beklentilerinizi düşük tutmanız, ancak fiziki ve mental anlamda kendinizi tanıma şansı bulabileceğiniz ve otantik deneyimler yaşayacağınıza dair beklentilerinizi yüksek tutmanız gereken bir destinasyondur.

 

Kathmandu’da karşılaştığınız birçok yabancı turistin neden ikinci veya üçüncü kez bu uzak Güney Asya ülkesine geldiğini, ancak bu rotayı tamamladığınızda anlayacaksınız…

Diğer ülkeler...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>